2026'da ne değişti?

30 Nisan 2026 tarihli 11257 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı, GVK 89/13 ve KVK 10/1-ğ kapsamındaki belirli hizmet ihracatı kazançları için indirim oranını yüzde 100 olarak belirledi. Karar, 1 Ocak 2026'dan itibaren başlayan vergilendirme dönemlerinin gelir ve kazançlarına uygulanıyor.

Kapsamda yazılımın yanında mimarlık, mühendislik, tasarım, veri saklama, veri işleme ve veri analizi gibi kanunda sayılan hizmetler bulunuyor. Faaliyet kodunun uygun olması tek başına yeterli değil; fiilen verilen hizmet ve yararlanma yeri ispatlanmalıdır.

%100, hangi tutarın yüzdesi?

İndirim fatura toplamına değil, bu faaliyetlerden elde edilen kazanca uygulanır. Doğrudan maliyetler ve ortak giderlerden pay verilerek ayrı bir kazanç hesabı oluşturulmalıdır. Yurt içi ve yurt dışı faaliyetler aynı ekip tarafından yürütülüyorsa dağıtım anahtarı tutarlı olmalıdır.

Kazancın tamamının ilgili beyanname verilme tarihine kadar Türkiye'ye transfer edilmesi şartı ayrıca izlenmelidir. Fatura, tahsilat ve kur farkı hareketleri müşteri bazında mutabık olmalıdır.

KDV ve kurumlar vergisini ayırın

Kurumlar veya gelir vergisi indirimi ile KDV hizmet ihracatı istisnası farklı hükümlerdir. Birinin koşullarını sağlamak diğerinin otomatik olarak sağlandığı anlamına gelmez. KDV açısından hizmetin yurt dışındaki müşteri için yapılması ve hizmetten yurt dışında faydalanılması ayrıca değerlendirilir.

Sözleşme, teslim kayıtları, kullanıcı veya proje lokasyonu, fatura, banka dekontu ve kazanç hesap tablosu aynı dosyada tutulmalıdır. Oranın cazibesi, belge standardını düşürmek için değil yükseltmek için bir sebeptir.

Kapsamı ve doğru soruyu belirlemek

“2026'da yazılım hizmet ihracatında %100 kazanç indirimi” konusu tek bir mevzuat hükmü ya da oran üzerinden sağlıklı biçimde değerlendirilemez. Önce işlemin tarafları, faaliyetin fiilen nerede yürütüldüğü, gelirin nasıl doğduğu, ödemenin hangi sözleşmeye dayandığı ve işletmenin bu süreçte hangi ekonomik riski üstlendiği ortaya konulmalıdır. 2026'da ne değişti? başlığı bu nedenle yalnızca teknik bir ayrıntı değil, incelemenin yönünü belirleyen temel unsurlardan biridir. Aynı görünen iki işlem; tarafların statüsü, tarih, ülke, teslim veya hizmet şekli değiştiğinde farklı vergisel ve muhasebesel sonuçlar doğurabilir.

Uygulamada ilk adım, yönetimin çözmek istediği soruyu açık bir cümleyle tanımlamaktır. Amaç yalnızca mevcut işlemin nasıl kaydedileceğini belirlemek mi, geçmiş dönem riskini görmek mi, yeni bir yapıyı faaliyete almadan önce seçenekleri karşılaştırmak mı? Bu ayrım yapılmadığında inceleme gereksiz ayrıntılara dağılır. Müşteri yurt dışında olmalı ve hizmetten münhasıran yurt dışında yararlanılmalı. tespiti, çalışma dosyasına bir sonuç cümlesi olarak değil; hangi belgelerle doğrulanacağı, hangi varsayımlara dayandığı ve hangi tarihte geçerli mevzuata göre değerlendirildiği belirtilerek yazılmalıdır.

Kapsam belirlenirken şirketin hukuki yapısı ile ekonomik gerçekliği birlikte okunmalıdır. Ticaret sicilindeki faaliyet konusu, faturadaki açıklama veya sözleşmedeki başlık tek başına yeterli değildir. Personelin yaptığı işler, kullanılan dijital platformlar, müşteriye sunulan çıktı, iade ve iptal koşulları, fikrî mülkiyetin kime ait olduğu ve tahsilatın hangi kanaldan yapıldığı da dosyaya eklenmelidir. Böylece 2026'da yazılım hizmet ihracatında %100 kazanç indirimi hakkında verilecek karar, yalnızca şekli belgelere değil işlemin gerçek akışına dayanır.

Zaman boyutu ayrıca önemlidir. Bir istisnanın, teşvikin veya beyan yükümlülüğünün şartları yıl içinde değişebilir; geçiş hükümleri, idari açıklamalar ve yeni teknik uygulamalar sonucu etkileyebilir. Bu nedenle değerlendirmede işlem tarihi, fatura tarihi, tahsilat tarihi ve hizmetin tamamlandığı dönem ayrı ayrı not edilmelidir. İndirim hasılata değil, ilgili faaliyetten hesaplanan kazanca uygulanır. yaklaşımı uygulanırken kullanılan güncel metinlerin tarihleri çalışma kâğıdında tutulmalı, sonraki dönemlerde aynı sonucun otomatik olarak devam ettiği varsayılmamalıdır.

Sağlıklı bir çalışma sonunda yalnızca “uygundur” veya “uygun değildir” denmez. Mevcut durum, eksik belgeler, alternatif uygulamalar, sorumlular ve tamamlanması gereken adımlar ayrı başlıklarda gösterilir. Yönetimin karar verebilmesi için güçlü ve zayıf yönler görünür kılınır; kesinlik bulunmayan alanlar açıkça işaretlenir. Bu yöntem, hizmet ihracatı alanındaki değerlendirmeyi bir defalık görüş olmaktan çıkarıp izlenebilir, güncellenebilir ve gerektiğinde denetime sunulabilir bir çalışma dosyasına dönüştürür.

İş modelini ve para akışını haritalamak

“2026'da yazılım hizmet ihracatında %100 kazanç indirimi” konusu tek bir mevzuat hükmü ya da oran üzerinden sağlıklı biçimde değerlendirilemez. Önce işlemin tarafları, faaliyetin fiilen nerede yürütüldüğü, gelirin nasıl doğduğu, ödemenin hangi sözleşmeye dayandığı ve işletmenin bu süreçte hangi ekonomik riski üstlendiği ortaya konulmalıdır. %100, hangi tutarın yüzdesi? başlığı bu nedenle yalnızca teknik bir ayrıntı değil, incelemenin yönünü belirleyen temel unsurlardan biridir. Aynı görünen iki işlem; tarafların statüsü, tarih, ülke, teslim veya hizmet şekli değiştiğinde farklı vergisel ve muhasebesel sonuçlar doğurabilir.

Uygulamada ilk adım, yönetimin çözmek istediği soruyu açık bir cümleyle tanımlamaktır. Amaç yalnızca mevcut işlemin nasıl kaydedileceğini belirlemek mi, geçmiş dönem riskini görmek mi, yeni bir yapıyı faaliyete almadan önce seçenekleri karşılaştırmak mı? Bu ayrım yapılmadığında inceleme gereksiz ayrıntılara dağılır. İndirim hasılata değil, ilgili faaliyetten hesaplanan kazanca uygulanır. tespiti, çalışma dosyasına bir sonuç cümlesi olarak değil; hangi belgelerle doğrulanacağı, hangi varsayımlara dayandığı ve hangi tarihte geçerli mevzuata göre değerlendirildiği belirtilerek yazılmalıdır.

Kapsam belirlenirken şirketin hukuki yapısı ile ekonomik gerçekliği birlikte okunmalıdır. Ticaret sicilindeki faaliyet konusu, faturadaki açıklama veya sözleşmedeki başlık tek başına yeterli değildir. Personelin yaptığı işler, kullanılan dijital platformlar, müşteriye sunulan çıktı, iade ve iptal koşulları, fikrî mülkiyetin kime ait olduğu ve tahsilatın hangi kanaldan yapıldığı da dosyaya eklenmelidir. Böylece 2026'da yazılım hizmet ihracatında %100 kazanç indirimi hakkında verilecek karar, yalnızca şekli belgelere değil işlemin gerçek akışına dayanır.

Zaman boyutu ayrıca önemlidir. Bir istisnanın, teşvikin veya beyan yükümlülüğünün şartları yıl içinde değişebilir; geçiş hükümleri, idari açıklamalar ve yeni teknik uygulamalar sonucu etkileyebilir. Bu nedenle değerlendirmede işlem tarihi, fatura tarihi, tahsilat tarihi ve hizmetin tamamlandığı dönem ayrı ayrı not edilmelidir. Kazancın tamamının beyanname tarihine kadar Türkiye'ye transferi kritik koşuldur. yaklaşımı uygulanırken kullanılan güncel metinlerin tarihleri çalışma kâğıdında tutulmalı, sonraki dönemlerde aynı sonucun otomatik olarak devam ettiği varsayılmamalıdır.

Sağlıklı bir çalışma sonunda yalnızca “uygundur” veya “uygun değildir” denmez. Mevcut durum, eksik belgeler, alternatif uygulamalar, sorumlular ve tamamlanması gereken adımlar ayrı başlıklarda gösterilir. Yönetimin karar verebilmesi için güçlü ve zayıf yönler görünür kılınır; kesinlik bulunmayan alanlar açıkça işaretlenir. Bu yöntem, hizmet ihracatı alanındaki değerlendirmeyi bir defalık görüş olmaktan çıkarıp izlenebilir, güncellenebilir ve gerektiğinde denetime sunulabilir bir çalışma dosyasına dönüştürür.

Vergisel niteliği adım adım değerlendirmek

“2026'da yazılım hizmet ihracatında %100 kazanç indirimi” konusu tek bir mevzuat hükmü ya da oran üzerinden sağlıklı biçimde değerlendirilemez. Önce işlemin tarafları, faaliyetin fiilen nerede yürütüldüğü, gelirin nasıl doğduğu, ödemenin hangi sözleşmeye dayandığı ve işletmenin bu süreçte hangi ekonomik riski üstlendiği ortaya konulmalıdır. kdv ve kurumlar vergisini ayırın başlığı bu nedenle yalnızca teknik bir ayrıntı değil, incelemenin yönünü belirleyen temel unsurlardan biridir. Aynı görünen iki işlem; tarafların statüsü, tarih, ülke, teslim veya hizmet şekli değiştiğinde farklı vergisel ve muhasebesel sonuçlar doğurabilir.

Uygulamada ilk adım, yönetimin çözmek istediği soruyu açık bir cümleyle tanımlamaktır. Amaç yalnızca mevcut işlemin nasıl kaydedileceğini belirlemek mi, geçmiş dönem riskini görmek mi, yeni bir yapıyı faaliyete almadan önce seçenekleri karşılaştırmak mı? Bu ayrım yapılmadığında inceleme gereksiz ayrıntılara dağılır. Kazancın tamamının beyanname tarihine kadar Türkiye'ye transferi kritik koşuldur. tespiti, çalışma dosyasına bir sonuç cümlesi olarak değil; hangi belgelerle doğrulanacağı, hangi varsayımlara dayandığı ve hangi tarihte geçerli mevzuata göre değerlendirildiği belirtilerek yazılmalıdır.

Kapsam belirlenirken şirketin hukuki yapısı ile ekonomik gerçekliği birlikte okunmalıdır. Ticaret sicilindeki faaliyet konusu, faturadaki açıklama veya sözleşmedeki başlık tek başına yeterli değildir. Personelin yaptığı işler, kullanılan dijital platformlar, müşteriye sunulan çıktı, iade ve iptal koşulları, fikrî mülkiyetin kime ait olduğu ve tahsilatın hangi kanaldan yapıldığı da dosyaya eklenmelidir. Böylece 2026'da yazılım hizmet ihracatında %100 kazanç indirimi hakkında verilecek karar, yalnızca şekli belgelere değil işlemin gerçek akışına dayanır.

Zaman boyutu ayrıca önemlidir. Bir istisnanın, teşvikin veya beyan yükümlülüğünün şartları yıl içinde değişebilir; geçiş hükümleri, idari açıklamalar ve yeni teknik uygulamalar sonucu etkileyebilir. Bu nedenle değerlendirmede işlem tarihi, fatura tarihi, tahsilat tarihi ve hizmetin tamamlandığı dönem ayrı ayrı not edilmelidir. Müşteri yurt dışında olmalı ve hizmetten münhasıran yurt dışında yararlanılmalı. yaklaşımı uygulanırken kullanılan güncel metinlerin tarihleri çalışma kâğıdında tutulmalı, sonraki dönemlerde aynı sonucun otomatik olarak devam ettiği varsayılmamalıdır.

Sağlıklı bir çalışma sonunda yalnızca “uygundur” veya “uygun değildir” denmez. Mevcut durum, eksik belgeler, alternatif uygulamalar, sorumlular ve tamamlanması gereken adımlar ayrı başlıklarda gösterilir. Yönetimin karar verebilmesi için güçlü ve zayıf yönler görünür kılınır; kesinlik bulunmayan alanlar açıkça işaretlenir. Bu yöntem, hizmet ihracatı alanındaki değerlendirmeyi bir defalık görüş olmaktan çıkarıp izlenebilir, güncellenebilir ve gerektiğinde denetime sunulabilir bir çalışma dosyasına dönüştürür.

Sözleşme ve belge düzenini kurmak

“2026'da yazılım hizmet ihracatında %100 kazanç indirimi” konusu tek bir mevzuat hükmü ya da oran üzerinden sağlıklı biçimde değerlendirilemez. Önce işlemin tarafları, faaliyetin fiilen nerede yürütüldüğü, gelirin nasıl doğduğu, ödemenin hangi sözleşmeye dayandığı ve işletmenin bu süreçte hangi ekonomik riski üstlendiği ortaya konulmalıdır. 2026'da ne değişti? başlığı bu nedenle yalnızca teknik bir ayrıntı değil, incelemenin yönünü belirleyen temel unsurlardan biridir. Aynı görünen iki işlem; tarafların statüsü, tarih, ülke, teslim veya hizmet şekli değiştiğinde farklı vergisel ve muhasebesel sonuçlar doğurabilir.

Uygulamada ilk adım, yönetimin çözmek istediği soruyu açık bir cümleyle tanımlamaktır. Amaç yalnızca mevcut işlemin nasıl kaydedileceğini belirlemek mi, geçmiş dönem riskini görmek mi, yeni bir yapıyı faaliyete almadan önce seçenekleri karşılaştırmak mı? Bu ayrım yapılmadığında inceleme gereksiz ayrıntılara dağılır. Müşteri yurt dışında olmalı ve hizmetten münhasıran yurt dışında yararlanılmalı. tespiti, çalışma dosyasına bir sonuç cümlesi olarak değil; hangi belgelerle doğrulanacağı, hangi varsayımlara dayandığı ve hangi tarihte geçerli mevzuata göre değerlendirildiği belirtilerek yazılmalıdır.

Kapsam belirlenirken şirketin hukuki yapısı ile ekonomik gerçekliği birlikte okunmalıdır. Ticaret sicilindeki faaliyet konusu, faturadaki açıklama veya sözleşmedeki başlık tek başına yeterli değildir. Personelin yaptığı işler, kullanılan dijital platformlar, müşteriye sunulan çıktı, iade ve iptal koşulları, fikrî mülkiyetin kime ait olduğu ve tahsilatın hangi kanaldan yapıldığı da dosyaya eklenmelidir. Böylece 2026'da yazılım hizmet ihracatında %100 kazanç indirimi hakkında verilecek karar, yalnızca şekli belgelere değil işlemin gerçek akışına dayanır.

Zaman boyutu ayrıca önemlidir. Bir istisnanın, teşvikin veya beyan yükümlülüğünün şartları yıl içinde değişebilir; geçiş hükümleri, idari açıklamalar ve yeni teknik uygulamalar sonucu etkileyebilir. Bu nedenle değerlendirmede işlem tarihi, fatura tarihi, tahsilat tarihi ve hizmetin tamamlandığı dönem ayrı ayrı not edilmelidir. İndirim hasılata değil, ilgili faaliyetten hesaplanan kazanca uygulanır. yaklaşımı uygulanırken kullanılan güncel metinlerin tarihleri çalışma kâğıdında tutulmalı, sonraki dönemlerde aynı sonucun otomatik olarak devam ettiği varsayılmamalıdır.

Sağlıklı bir çalışma sonunda yalnızca “uygundur” veya “uygun değildir” denmez. Mevcut durum, eksik belgeler, alternatif uygulamalar, sorumlular ve tamamlanması gereken adımlar ayrı başlıklarda gösterilir. Yönetimin karar verebilmesi için güçlü ve zayıf yönler görünür kılınır; kesinlik bulunmayan alanlar açıkça işaretlenir. Bu yöntem, hizmet ihracatı alanındaki değerlendirmeyi bir defalık görüş olmaktan çıkarıp izlenebilir, güncellenebilir ve gerektiğinde denetime sunulabilir bir çalışma dosyasına dönüştürür.